Asım MIHÇIOĞLU

Asım MIHÇIOĞLU

Unuttuk..

Biz bunları sonradan öğrendik :

 

• amelin ishal olduğunu,

• Çibeleğin alkış olduğunu,

• Çemkirmenin azarlamak olduğunu,

• Bi-naanın,bir kere,bir sefer olduğunu,

• artağanın çoğalan olduğunu,

• cipin çok olduğunu,

• cullupun çukur olduğunu,

• bıyakleynin demin, az önce olduğunu,

• asbapın elbise olduğunu,

• bildırın geçen yıl olduğunu,

• curunun hamam kurnası olduğunu,

• ayretinin iğreti olduğunu,

• angesleğin inadına olduğunu,

• aynatın inatçı olduğunu,

• büngüldemenin kaynama olduğunu,

• bardağın kiremit olduğunu,

• tumanın külot olduğunu,

• bahdenizin maydanoz olduğunu,

• başirenin pazarlık olduğunu,

• carıs olmanın rezil olmak olduğunu,

• bartılın rüşvet olduğunu,

• bes’in sadece olduğunu,

• Habbabın takunya olduğunu,

• balhımanin sancılanma olduğunu,

• amadanın tepsi olduğunu,

• arişin üzüm asması olduğunu,

• Çiçek ölbesinin, çiçek saksısı olduğunu,

• Hıranın sıska olduğunu,

• Biyakleyn nin demin olduğunu

• Acı nın lütfen olduğunu

• Hakığın ağda olduğunu

• Tarpadağın aniden olduğunu

• Müddömün savcı  olduğunu  sonradan öğrendik.

• Vıkramanın eşkimek ,kaynamak olduğunu

• Zöömlenmenin kızmak,öfkelenmek 

olduğunu

• Günülemenin kıskanmak olduğunu

• Sıypmanın kaymak olduğunu

• Seertmenin ulaşmak,yetişmek olduğunu.

 

Vee daha neler nelerin yeni kuşakta karşılığının ne olduğunu sonradan öğrendik.Öğrendik çğrendik amma tam yetine oturtamadık.Bir haneğin yerine birkaç kelime ile meramımızı izah etmeye çalışıyoruz.Dil kültürdür ,kültürümüzü unuttuk.

Haraflar ve pırıl,pırıl Alleben’de yüzme öğrenen çocukları,Beyaz yüzlü taştan evleri,Sabah ötüşen serçelerin seslerini.Hayatlı,arişli,ekinlikli evleri .Ekinlikte Akasya,lökkiye,bal çiçeği ve gülleri,kapaklı tağı önlerinde filiksiye,yapragı güzellerini, Sulanmış ev ekmeğinin kokusunu, yazın günü “hayat”ta dolma dürümü yemeyi

Kavaklığa nişanlı sahresine,yazın günü yazlık sinemaya gitmeyi,arada Portalin va gazuuzz varları,.

Demirli ganeye mum yakmayı,pişirici başında bez yumayı.Sıcak ramazan akşamlarında evimize buz almayı,ganeleri,hörleri,hakekeleri,kergahda nakış işlemeyi,nevse evinin kapısını taşlayıp,şeker,para istemeyi unuttuk.

Unuttuklarımızı hatırlasak bile adı nostalji oldu.Özlesek te ulaşamaz olduk.Yapmaya çalışsak Hacivat oluruz.

Baki kalan kubbede hoş bir sada olarak geçtii gitti.

 

Yazarın Diğer Yazıları