Dergimizin kapak konuğu : Güneydoğu Cam Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hanifi Haratoğlu...

Dergimizin kapak konuğu : Güneydoğu Cam Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hanifi Haratoğlu...

Türkiye’nin en başarılı cam üreticileri arasında yer alan Güneydoğu Cam A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hanifi Haratoğlu, çalışma hayatında A’dan Z’ye verdiği tüm mücadele ve yükselişleri FACE okurları için değerlendirdi.

Mesleğe camcı çırağı olarak başlayıp bugün bölgenin ve Türkiye’nin en başarılı cam üreticileri  arasında yer alan Güneydoğu Cam A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hanifi Haratoğlu, çalışma hayatında A’dan Z’ye verdiği tüm mücadele ve yükselişleri FACE okurları için değerlendirdi. Üç temel kriteri ile işletme hayatının her evresinde en iyi olmak için mücadele verdiğini söyleyen Haratoğlu, “Biz para kazanmak için değil, başarılı olmak için hırslandık. Ümitsizlik en büyük düşmandır. Önce hayal edip sonra yapacağız.” dedi.

Mehmet Hanifi Haratoğlu kimdir ? Kısa özgeçmişinizden bahsederek FACE okurları için kendinizi tanıtabilir misiniz?

1948 doğumluyum ve eski ismiyle Bebirge Köyü’nde dünyaya geldim. Köyümüz şimdi Gaziantep’in mahallesi oldu. İlkokulu bitirdikten sonra 13 yaşında babamı kaybettim. Öksüz büyüdüm. Dolayısıyla ailemizi geçindirmek için çalışmak zorundaydım. Camcı çırağı olarak başladım bu işe. İlk haftalığımı  hiç unutmam, 250 kuruştu. Sektörde 8 yıl azimli ve disiplinli çıraklık ve kalfalık döneminden sonra mesleğe iyi bir usta olarak devam ettim. Askerlik görevini tamamladıktan sonra imkansızlıklar içinde Uğur-İş Cam Ticaret adında ufak bir perakende dükkanı açtım. Üç beş yıl içerisinde azimli, deneyimli, disiplinli ve dürüst çalışmalarım neticesinde kendimi tanıtarak, Gaziantep’teki iyi perakende camcılar arasında yerimi aldım. 1974 yılında Şişecam Fabrikalarının düzcam bayiliğini alarak Güneydoğu Cam Komandit Şirketi’ni kurdum. Böylece toptancılık yapmaya da başlamıştım. Önceleri yalnızca güneydoğu ve doğu bölgelerine mal satarken seksenli yılların sonunda artık Türkiye’nin bir çok yerine mal satıyorduk. O sıralarda ilk mülkümüz olan Kızılay Kan Merkezi karşısındaki yerimizi açtım ve faaliyetlerimizi burada sürdürmeye devam ettim. 1991 yılında aile şirketimiz olan Güneydoğu Cam A.Ş.’ ni kurduk. Aynı yıl Avusturya’dan ithal ettiğimiz makineler ile Isıcam üretimine başladık. Şirketimizi her alanda geliştirdikçe, sektörde söz sahibi oluyorduk. İkibinli yıların başlarında değişik özellik ve niteliklerde CNC cam işleme makinelerini de işletmemize kattık. İşletme hayatımızda başarılı çalışmalarımız doğrultusunda firmamızı her geçen gün daha da geliştirerek cam sektöründe olması gereken ne varsa ve dünyada kullanılan, üretilen ne varsa firmamız bünyesinde  Örnek Sanayi Sitesindeki fabrikamızda  faaliyetlerimize devam ediyoruz.

İyilerin arasında yer almazsanız yok olursunuz dediniz. Çıraklıktan başlayıp sanayiciliğe uzanan çalışma hayatınızdan bahsedebilir misiniz?

Eskiden el yordamı ile cam kesilirdi. Şimdi Jumbo ebat kesim hatları otomatik olarak takip dahi edilemeyecek hızlarda cam kesmekte. İnsan sağlığı ve güvenliği için temperli cam üretimine başladık yıllar önce. Cam taşıyıcı dorseler yurtdışından özel olarak imal ediliyor, ki biz Türkiye’de ilk sahip olanlardan birisiyiz, 1996 yılında Almanya’dan ithal etmiştik ilk tır ve dorsemizi. Bu şekilde en yeni teknolojiyle taşıma işleri yapan tırlarımız ve taşıma araçlarımız mevcut olup ticari faaliyetlerimizi Güneydoğu ve Doğu illerinde sürdürmekteyiz.

“Bizim zamanımızda ne kadar rekabet varsa o kadar samimiyet vardı”

Biz her zaman, bu işte müşterilerimizi kârdan çok onları bir dost olarak gördük. Ticaretimizde de bu samimiyeti koruduk. Öyle bir yer edindik ki, bu dürüst çalışma prensibi ile bugün, Türkiye’deki en büyük cam firmalarının bir kısmı bizim eski müşterilerimizdi. Şişecam’da yaptığımız tüm toplantılarda bizim farkımıza önem vermişlerdir. Bizim zamanımızda ne kadar rekabet varsa yine o sanayiciler arasında o kadar samimiyet vardı. Şimdi bu ilişkilerin koptuğunu görüyorum.

Camcı çırağı olarak mesleğinize başladığınızda en büyük hayalim bir gün benim de motosikletim olur mu demiştiniz. O yaştaki hayaliniz bugün önemli bir sanayiciliğe dönüştü. Hayallerinizin gerçekleşme sürecinden bizlere bahsedebilir misiniz?

Ben çırakken bir gün bizim de bir motosikletimiz olabilir mi diye düşünüp ustama sorardım. Ustam;  bana şunları söyledi: Ahlakın güzel olursa, zanaatın güzel olursa, büyüklerine karşı da saygılı ve özverili olursan motorun da olur arabanda. Gerçekten kısmet oldu hayal bile edemeyeceğimiz şeyler nasip oldu. Servete belki ulaşırsınız bir gün; ancak çok iyi dostluklara ulaşamayabilirsiniz. Bu konuda da çok büyük kazanımlar sağladım.

İş heyecanınız ve disiplininizle bugün Türkiye’nin cam üretiminde odak noktası haline geldiniz. İş dünyasında tutunma sürecinizden bahsedebilir misiniz?

İşlerimizi büyütürken hep inşaat firmalarına gidip iş almak istediğimizde firmalar önce küçük bir işletmeyiz diye güvenmezdi. Ben de güven verebilmek için, önce inşaatınızda cam montajını bitirip sonra ödemeyi alalım diye, iş alamaya başladım, işlerimizi de zamanında teslim ederek inşaat firmalarının güvenini kazandım. Bu kaliteyi gören inşaat firmaları bizi birbirlerine tavsiye etti ve Gaziantep’in en iyi perakendecisi durumuna gelmiştim.

Son teknolojik sistemleri kullanarak ürettiğiniz camları hayatımıza katıyorsunuz. Kurduğunuz bu teknolojik gelişmelerden bahsedebilir misiniz?

Gaziantep’te ilk ısıcam sistemini biz kurduk. Dünyanın en kaliteli makinalarını getirdik. Jumbo cam kesim hatları, cam işleme makinaları ve temperleme makinaları ile bölgemizde hizmet vermekteyiz. Bu camlar insan gücü ile işlem yapamayacağınız, çok büyük camlar. Bu camlar otomatik şekilde bilgisayar sistemi ile kesiliyor. Daha sonra mobilya sektörüne hizmet vermek için CNC makineleri getirdik. Para kazanmak için hırslanmadık başarılı olmak için hırslandık. 6 bin metrekare alan üzerinde faaliyet gösteriyoruz. Gaziantep’ten Hakkari’ye kadar hizmet sunuyoruz.

İşletme hayatında dövizin etkisi ile çoğu firmalar zorlu bir süreç yaşadı. Güneydoğu Cam olarak bu zorlu ekonomik süreçten nasıl geçtiniz?

Sektörümüz cam sektörü. Biz bu sektördeki yerimize 50 yıllık bir süreçte basamak basamak yükseldik. Bu ekonomik süreçte de gerilememiz ancak birkaç basamak olup süreci o şekilde atlatmaya çalışıyoruz. Ancak asansörle bulunduğumuz yere gelseydik düşüşümüz de o kadar hızlı olurdu.

Geldiğim yeri asla unutmam dediniz ve meslekte sıfırdan zirveyi gördünüz. Bize bu süreçten bahsedebilir misiniz?

Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcılık görevini üç dönem sürdürdüm. Siyasetle de ilgilendim ve bu konuda çok değerli siyasetçilerle yakın dostluklar kurdum. Halen Örnek Sanayi Sitesi Dernek Başbakanı olarak görev yapmaktayım. Ben asla geldiğim yeri unutmam. Köylü olduğumu da hiçbir zaman inkâr etmedim. Bununla da aksine iftihar ederim. Aslını inkar eden haramzadedir.

Röportajın devamı için dergiyi okumak ve abone olmak için tıklayın..

Gaziantep Face
06.12.2018
Diğer Haberler